cehennem
Büyüt
Gehennem, Hinnom Vadisi, 2007 

Cehennem nedir?

Dini inanışa göre, kötülük yapanların öldükten sonra ceza çekmek için gönderildikleri yerdir. İslamlıkta ve Hıristiyanlıkta cehennem, genellikle dünyadaki ateşle karşılaştırılır. Cehennem yakıp kavurur, kaynayıp uğuldar, meyvaları zehir gibi acıdır. Bütünüyle kafirler için yaratılmış, muvakkaten günahkar mü`minlerin de içine gireceği, 7 tabakaya ayrılmış sonsuz azab yeridir. Her dinde mükafat ve mücazat fikri vardır. Cennet ve Cehennem hakikatı, bu fikrin müşahhas şekilde ifadesidir. Zira din, insanlar içindir. Mükafat ve mücazat ise, insanın hamurunda var olan birer histir. İnsan gönlünden, bu hisleri kazıyıp atmak mümkün değildir.

Kudret eli insanı, hazzı sever ve elemden kaçar tıynette yaratmıştır. Mükafat insandaki hazzı arama meylinin, mücazat da elemden kaçma yaratılışının cevabıdır. Kaldı ki dindarların yüksek tabakaları, dini vazifelerini yerine getirirken asla mükafat ve mücazat kaygısı içinde değildirler. Yüksek seviyeli bir dindar için, iyilik ve adalet, Allah`ın emridir.Bunu yerine getirmek ise, sırf kulun Halikına kulluk vazifesidir. Zulüm ve kötülük de, Allah`ın yasak ettiği hareketlerdir. Bunlardan kaçınmak da yine kulluk vazifesidir. Yüksek seviyeli dindar; zahid ve müttekidir, ibadetlerini sırf livechillah yapar. Kıldığı namazın, tuttuğu orucun, verdiği sadakanın mükafatını beklemez ve bunu aklına bile getirmez. Fakat bu zühd ve takva derecesi herkesten beklenemez.

Dindarların kalabalık kitlesini teşkil eden halk tabakaları için, mükafat ve mücazat fikri zaruridir. Çünkü bu fikir, yaratılışta mevcut derin bir his halinde insanın hamurunda vardır. İnsan, tıynet ve tabiatı itibariyle mükafata meyleder ve mücazattan kaçar. Dindeki Cennet ve Cehennem akidesi insanoğlunun bu fıtri yapısına cevab verir." (Ali Fuad Başgil) "Cennet ve Cehennem, şecere-i hilkatten ebede doğru uzanıp giden iki daldan tezahür eden iki semeredir ve kainatın teselsülen gelmekte olan silsilelerinin iki neticesidir ve ebede doğru akıp giden kainat seylinin iki mahzeni ve iki havuzudur. Evet, Cenab-ı Hak, gayr-ı mütenahi hikmetler için bu alemi imtihana sahne yaptı; yine sonsuz hikmetler için tegayyürata, tehavvülata, inkılablara mahal olmasını irade etti; ve yine, hayır ile şerri, nef` ile zararı, hüsün ile kubhu, hulasa, iyilikle kötülüğü karışık bir şekilde Cennet ve Cehenneme tohum olmak üzere kainatın şu mezraasına serpti.

Cehennem ve oradaki azabın nasıl olduğu bu dünyada herkes tarafından tam anlaşılamaz. Bu husus ancak ahirette tam olarak anlaşılacaktır. İslam dininin bildirdiği hususiyetleri ile bazı açıklamalar yapılabilir. Müminlere mükafat ve nimet için hazırlanmış Cennet, kafirlere de azab için hazırlanmış olan Cehennem (şimdi) vardır. Her ikisini de Allahü teala yoktan var etmiştir. Kıyamette her şey yok edilip, tekrar yaratıldıktan sonra, ebedi olarak varlıkta kalacaklar hiç yok olmayacaklardır. Cehennem meleklerine Zebani denir. Bunlar Cehennem’de emrolunan vazifeleri yapar. Cehennem ateşi bunlara zarar vermez. Denizin balığa zararlı olmadığı gibidir. Cehennem Zebanilerinin büyükleri on dokuzdur. En büyüğünün adı Malik’tir.

Allahü teala Kur’an-ı kerimde kendisine inanmayanlar ve günahkarlar için hazırladığı Cehennem’ini haber vermektedir. Âyet-i kerimelerde mealen buyruldu ki: Görüşleri ve akılları, bu dünya çerçevesine sıkışmış olanlar, ahireti bırakarak dünyanın çabuk geçiçi zevklerinin arkasından koşuyor. Gece-gündüz düşündükleri ve sıkıntılara katlanarak özledikleri bu nimetlerden dilediğimizi, istediklerimize kolaylıkla ve bol bol veririz. Fakat bunlara böylece iyilik etmiyoruz. Cehennem azabını hazırlıyoruz. Bunlar ahirette rahmetten uzaklaştırılıp, kötü bir halde, Cehennem’e sürükleneceklerdir. Her biri çabuk biten ve arkasından sıkıntılar ve felaketler bırakan bu dünyadaki haramların lezzetlerine bağlanmayıp da vadettiğim sonsuz ve hakiki ve hiç değişmeyen ahiret nimetlerini isteyerek, gösterdiğim ve beğendiğim iyilikleri yapanlara gelince, bunlar Kur’an-ı kerimde bildirdiğim yolda yürüdükleri için, bütün iyiliklerini beğeniriz.

Kimseyi umduğundan mahrum bırakmayız. Nimetlerimizi hepsine serperiz. Senin Rabbinin nimetlerinin yetişmediği kimse yoktur. Kafir olanlara gelince, onlara Cehennem ateşi var. (İkinci defa haklarında hüküm verilip) öldürülmezler ki, ölsünler (de rahata kavuşsunlar). Üzerlerinden Cehennem’in azabı da hafifletilmez. İşte (Allah’ı ve nimetlerini inkar eden) her nankörü böyle cezalandırırız. O kafirler Cehennem’de şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar (dünyada şirk gibi) yapageldiklerimizden başka salih bir amel yapalım. (Allah onlara şöyle buyurur:) Size düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O halde (ateşin azabını) tadın. Çünkü zalimleri (Allah’ın azabından) kurtaracak yoktur. (Fatır suresi: 36-37).

Âl-i İmran suresi 85. ayet-i kerimede mealen: Muhammed (aleyhisselam)in getirdiği İslam dininden başka din isteyenlerin, dinlerini Allahü teala sevmez ve kabul etmez. Din-i İslama arka çeviren, ahirette ziyan edecek, Cehennem’e gidecektir. Nisa suresi, 13. ayet-i kerimede mealen:Allahü tealanın ve peygamberi Muhammed (aleyhisselam)in emirlerine aldırış etmeyenler, beğenmeyenler, asra, fenne uygun değildir, modern ihtiyaçlara kafi değildir diyenler, kıyamette Cehennem ateşinden kurtulamayacaklardır. Cehennem’de çok acı azab vardır, buyruldu. Cehennem’deki azab çeşitlidir. Ateşle olduğu gibi, “Zemherir” denilen yerlerinde çok şiddetli soğukla da olacaktır. Bazı kimselere, bir ateşe bir soğuğa daldırılarak azab yapılacaktır.

Cehennem yedi tabakadır. Birinci tabaka en hafiftir. Fakat dünya ateşinden yetmiş kat daha şiddetlidir. Adı “Cehennem”dir. Burada Müslümanlardan bir kısmı yanıp, günahlarından temizleneceklerdir. Cehennem’in ikinci tabakası daha şiddetlidir. Adı “Sa’ir”dir. Burada Yahudiler yanacaktır. Üçüncü tabakası daha şiddetli olup, adı “Sakar”dır. Burada şimdiki Hıristiyanlar azap görecektir. Dördüncü tabakanın adı “Cahim”dir. Burada, güneşe, yıldızlara tapanlar azap görecektir. “Hutame” denilen beşincisinde, ateşe, öküze tapanlar, Budistler, Brehmenler yanacaktır.

Altıncı tabakasının adı “Lazy” olup, burada, hiç dini olmayanlar, müşrikler, komünistler, masonlar azab görüp yanacaklardır. Cehennem’in yedinci tabakası, en dibi, en şiddetli tabakası olup, adı “Haviye”dir. Burada, inanmadıkları halde inanmış görünen ve İslam dininden ayrılıp mürted olanlar yanacaktır. Bu yedi tabakanın isimlerinin sırası, bazı dini kaynaklarda başka türlü yazılıdır. Muhakkak olan şudur ki, Cehennem vardır ve sonsuzdur. Yedi tabakası vardır. İnanmayanlar burada sonsuz olarak azap çekeceklerdir.

Cehennem hakkında Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Cehennem’de deve boynu gibi yılanlar vardır. Öyle zehir akıtırlar ki, harareti kırk yıllık yoldan alınır. Yine orada öyle akrepler var ki, her biri birer katır gibidir. Onların da akıttığı zehirlerin harareti kırk yıllık mesafeden alınır. Hüzün kuyusundan veya vadisinden Allah’a sığınınız. O, Cehennem’de bir deredir. Cehennem bile günde yetmiş defa onun hareketinden Allah’a sığınır; Allahü teala onu riyakar okuyucular (İslam dinine riya ile inanan ve Kur’an-ı kerimi riya için okuyanlar) için hazırlamıştır.

Ey müslümanlar topluluğu! Allahü tealanın sizi teşvik ettiği şeye rağbet ediniz ve O’nun yasak ettiklerinden kaçınınız. Allahü tealanın korkuttuğu şeylerden korkunuz. O’nun cezasından, azabından Cehennem’inden korkunuz. Şu bulunduğunuz dünyada O’nun ateşinden bir damla kıvılcım bulunmuş olsa, bu dünyayı sizler için yaşanmaz hale getirir.

Sözlükte "cehennem" ne demek?

1. din inanışına göre, kötülük yapanların öldükten sonra ceza gördükleri yer; tamu.
2. Çok sıkıntılı, koşulları çok kötü yer.

Cümle içinde kullanımı

Kafamın çatlaklığı yüzünden bir anda orasını zindana, cehenneme çevirdim.
- R. H. Karay

Cehennem kelimesinin ingilizcesi

adj. infernal
n. hell, inferno, gehenna, lower world, nether world, swelter, underworld, blazes, Hades
Köken: Arapça